Milyarderlerin Kıyamete Hazırlık Tutkusu: Güç Sembolü Mü Yoksa Etik Sorumluluktan Kaçış Mı?
Bazı uzmanlara göre, milyarderlerin sığınak tutkusu aslında korkudan çok bir güç sembolü olarak görülebilir. Bu tutku, olası bir felakete karşı hazırlık isteğiyle birlikte kontrol ve üstünlük arzusunu da yansıtıyor. Ancak kimi araştırmacılar, bu tür yatırımların “etik sorumluluktan kaçış” anlamına geldiğini savunuyor.
‘Kıyamet Sigortası’ Nedir?
“Kıyamet sigortası” kavramını ilk defa LinkedIn kurucularından Reid Hoffman ortaya atmıştı. Hoffman, olası krizlere karşı “güvenli bölgelerde” mülk satın aldığını açıkça belirtmişti. Özellikle Yeni Zelanda, milyarderlerin bu tür yatırımlar için en çok tercih ettiği noktalardan biri haline geldi.

Benzer şekilde, Mark Zuckerberg de Hawaii’de inşa ettiği 400 milyon dolarlık dev tesisle gündeme geldi. İnşaatta çalışanlara gizlilik anlaşmaları imzalatıldığı ve yerin altında 1500 metrekarelik bir sığınak planlandığı iddia edildi. Zuckerberg bu iddiaları reddederek “Sadece bir bodrum katı” olduğunu belirtti. Ancak Palo Alto’daki 11 mülk satın alması ve bunların altına 650 metrekarelik yeraltı alanları ekletmesi, söylentileri daha da güçlendirdi.
Yapay Zeka Korkusu ve AGI: Tehlike Ne?
Bazı teknoloji liderlerinin kıyamet hazırlığı eğilimi, aynı zamanda yapay zeka korkularıyla da ilişkilendiriliyor. Özellikle AGI (yapay genel zeka) konusunda gelecekte gelişmeler olabileceğine inanan isimler arasında Sam Altman, Ilya Sutskever ve Demis Hassabis yer alıyor. Sutskever, “AGI’yi duyurmadan önce kesinlikle bir sığınak inşa edeceğiz” diyerek endişelerini dile getirmişti.

Ancak bazı bilim insanları, yapay zeka korkularının abartılı olduğunu düşünüyor. Southampton Üniversitesi’nden Dame Wendy Hall, “AGI etkileyici olsa da insan zekasına henüz uzak. AGI hala bilim kurgu seviyesinde” değerlendirmesinde bulundu. Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Neil Lawrence ise “Uçan ve yüzen bir araç tek bir genel araç olamayacağı gibi, tek bir genel zeka türü de olamaz” diyerek AGI kavramını temelsiz buldu.
Milyarderler Eleştirilerin Hedefinde
Prof. Lawrence’a göre, asıl tehlike gelecekteki süper zeka değil; bugünkü yapay zekanın yol açtığı eşitsizlik, işsizlik, önyargı ve yanlış bilgi sorunlarıdır. Ancak milyarderlerin bu sorunlara çözüm üretmek yerine kendi güvenliklerini önceliklendirmesi eleştirilerin odak noktası haline geliyor.
Teknoloji kültürü eleştirmeni Douglas Rushkoff’a göre, bu yaklaşım milyarderleri daha da zenginleştirmekle kalmaz, aynı zamanda “insanlığı kurtarma” iddiası altında kapitalist sistemi güçlendirir. Rushkoff, “Her kriz girişimciler için yeni bir iş fırsatıdır. Kapitalizm kurtarılmadan dünya kurtarılamaz” görüşünü savunuyor.

