Zaimler: Enerji Arz Güvenliği, Milli Güvenlik Açısından Kritik Bir Konu

Sabancı Holding’in CEO’su Kıvanç Zaimler, enerji alanındaki sorunların yalnızca arz ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda lojistik ve güvenlik unsurlarını da kapsadığını vurguladı. Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlikler hakkında değerlendirmelerde bulunan Zaimler, dünya genelinde enerji arzında büyük bir sıkıntı bulunmadığını, asıl riskin enerjinin taşındığı lojistik yollar üzerinde yoğunlaştığını belirtti. 1970’lerden bu yana yaşanan en büyük enerji krizlerinden birinin içerisinden geçildiğini ifade eden Zaimler, Davos Zirvesi’ndeki gözlemlerini şu şekilde dile getirdi: “Daha önce enerji dönüşümü ve iklim etkileri üzerine yoğunlaşırken, şimdi enerji ‘trileması’ dediğimiz arz güvenliği, maliyet ve iklim etkisi dengesinde ağırlık arz güvenliği ve fiyatlara kaymış durumda.”

Zaimler, Davos’ta gündeme gelen “Orta Güç” kavramına atıfta bulunarak, Türkiye’nin bu tanıma oldukça uygun olduğunu ve stratejik konumunun önemli fırsatlar sunduğunu aktardı. Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığı ve artan talep gibi tehditleri kabul eden Zaimler, buna karşın beş temel fırsatı ön plana çıkardı:
1. Yenilenebilir Enerji: Rüzgar ve güneş enerjisi alanında Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olma potansiyeli.
2. Enerji Verimliliği: Türkiye’nin “en önemli yakıtı” olarak tanımlanan büyük verimlilik potansiyeli.
3. Bölgesel Merkez: Enerji ticaretinde bölgesel bir merkez olma hedefi.
4. Genç Nüfus ve İnsan Kaynağı: Enerji sektöründe yetişen genç profesyonellerin varlığı.
5. Yerli Kaynaklar: Sakarya ve Gabar’daki keşiflerin önemli adımlar olması.

Enerji sektöründeki sübvansiyon tartışmalarına da değinen Zaimler, sürekli hale gelen sübvansiyonların gelecekte maliyet devretmek anlamına geldiğini ve piyasalarda öngörülebilirliği azalttığını belirtti. Yatırımcıların iştahını koruması için maliyet bazlı fiyatlama ve serbest piyasa ilkelerinin önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin elektrik dağıtım altyapısı hakkında ise önemli yatırımlar yapıldığını, ancak asıl ihtiyacın “şebekeyi akıllandırmak” olduğunu söyledi. Zaimler, “Trafik sıkıştığında yalnızca yeni yollar yapmazsınız; sistemi yönetmek için navigasyon kullanırsınız. Şebekelerin de dijitalleşmesi ve arz-talep dengesini akıllıca yönetmesi gerekiyor” dedi.

Son zamanlarda yapılan küresel toplantılarda ‘Niyetten çok icraat’ ilkesinin ön plana çıktığını belirten Zaimler, Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda 120.000 MW potansiyele sahip olduğunu ve bu doğrultuda doğru adımlar atıldığını ifade ederek sözlerini tamamladı.

Author: Hakan Kaplan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir